Paragrafta Anlam - Düşünceyi Akışı
Yayınlanma:
Aşağıdaki parçalardan hangisi "İyi bir yazar şüphesiz, insan psikolojisini çok iyi bilmeli, karakterlerini önce kendisi anlamalıdır." düşüncesine uzak düşmektedir?
A) Ed Catmull’un Yaratıcılık’ına biyografimsi denmesinin sebebi, kendi çocukluğunu anlatıyor gibi görünse de aslında herkesin çocukluğundan bahsetmesidir. Karakterlerini o kadar içten tanıtıyor ki onlarla bir arada yaşıyor gibi hissediyoruz.
B) Şanzelize Düğün Salonu adlı eserinde Tarık Tufan, bir karakterine isim vermeyerek onun hayatındaki bocalamalara dikkat çekmek istiyor. Okurlardan kendi içsel dünyalarına göre karaktere isim koymalarını bekliyor.
C) Olasılıksız ve Empati’nin yazarı Fawer, son kitabıyla da başarıyı yakalamış görünüyor. Kahramanının zihnini ve duygularını ters yüz ederek çıktığı maceranın masalsı bir zeminden yükselmesi ağızda güzel bir tat bırakıyor.
D) Nobel ödüllü yazar Saramago’nun eseri Körlük, umutsuz ama insana cesaret aşılayan romanlardan biri. Kitabın başarısı, bir döneme bağlı kalmadan insanı hem tarihsel derinlikte hem de kendi psikolojisinin diplerine inerek analiz etmesinde yatıyor.
E) Nahid Sırrı Örik’in Kıskanmak’la yakaladığı başarı, insan ruhunun derinliklerinde gördüklerini gün yüzüne çıkarabilmesinde yatar. Çünkü yazar, kahramanını önce bağrına basmış, ondan sonra okurun karşısına çıkarmıştır.
Animasyonlu Video Çözüm
İlk yarısı ücretsiz izlenebilir, tamamı uygulamada.
Adım Adım Yazılı Çözüm
Selam Mustafa, haydi bu paragraf sorusunu birlikte çözelim.
Soru Analizi
Soru kökünde bize bir ana düşünce verilmiş: İyi bir yazar şüphesiz, insan psikolojisini çok iyi bilmeli, karakterlerini önce kendisi anlamalıdır.
Bu düşünceye 'uzak düşen', yani çelişen şıkkı arıyoruz. Seçenekleri tek tek inceleyelim.
A seçeneğinde, karakterlerin o kadar içten tanıtıldığı söyleniyor ki onlarla bir arada yaşıyor gibi hissediyoruz. Bu, yazarın karakterini iyi tanıdığını gösterir, yani ana düşünceyle uyumludur.
Seçeneklerin Değerlendirilmesi
A) Karakterleri içten tanıtmak (Uyumlu)
Şimdi B seçeneğine bakalım. Tarık Tufan'ın bir karakterine isim vermeyerek, okurlardan karakterin ismini kendilerinin koymasını beklediği söyleniyor.
B) Karakteri okurun anlamlandırmasını beklemek
Burada yazar, karakterin kimliğini ve tanımını okura bırakmaktadır. Ana düşüncemiz ise 'yazar önce kendisi anlamalıdır' diyordu. Bu durum açıkça bir çelişki yaratır.
Çözümün devamı Solvi’de
5 adım daha kilitli. Tamamını animasyonlu ve sesli anlatımla ücretsiz izle.
Fotoğrafını çek, her soruyu böyle çöz.
Çözümün Devamını Ücretsiz İzleİndirmesi ücretsiz · İlk çözümler hediye