Edebiyatta Anlatım ve Öz İlişkisi
Yayınlanma:
7. Edebiyatın kalbi, kelimelerin ne kadar parladığında değil; o kelimelerin hangi duyguyu taşıdığında atar. Bir yazar, kalemini bir sihirbaz değneği gibi sürekli göz önünde tutarsa okur, gösterinin tekniğine dalıp anlatılanın ruhunu ıskalamaya başlar. Kelimeler, hikâyeye hizmet eden sadık hizmetkârlar olmak yerine kendi başına buyruk efendilere dönüştüğünde okur metnin içinde yolunu kaybeder. Netice itibarıyla vitrindeki süslerin ışıltısı, dükkânın içindeki asıl cevheri görünmez kılmamalı. Bu metindeki altı çizili sözle aşağıdakilerden hangisinin yanlışlığı vurgulanmaktadır? A) Yazarların özel hayatlarını eserlerine yansıtmasının B) Eserler oluşturulurken okurların beğenilerinin dikkate alınmamasının C) Kitap kapaklarının, kitabı gölgede bırakmasının D) Gösterişli bir üslubun içeriği gizlemesinin
Animasyonlu Video Çözüm
İlk yarısı ücretsiz izlenebilir, tamamı uygulamada.
Adım Adım Yazılı Çözüm
Selam Elif, bu soruda altı çizili ifadenin metnin bütününde neyi temsil ettiğini birlikte inceleyelim.
Paragrafta Anlam ve Üslup İlişkisi
Metnimizin can alıcı yerlerine bir bakalım. Edebiyatın kelimelerin parlaklığında değil, taşıdığı duyguda olduğu belirtilmiş. Yani şekil değil, öz ön planda tutuluyor.
• Kelimelerin parlaklığı: Üslup (Süslü dil)
• Taşıdığı duygu / Ruh: İçerik (Öz)
Altı çizili olan 'vitrindeki süslerin ışıltısı, dükkanın içindeki asıl cevheri görünmez kılmamalı' sözü, metnin ana fikrini özetliyor.
Yani yazar diyor ki, kelime oyunları ve süslü anlatım o kadar çok olmamalı ki okur asıl hikayeyi veya duygu dünyasını kaçırmasın.
Çözümün devamı Solvi’de
3 adım daha kilitli. Tamamını animasyonlu ve sesli anlatımla ücretsiz izle.
Fotoğrafını çek, her soruyu böyle çöz.
Çözümün Devamını Ücretsiz İzleİndirmesi ücretsiz · İlk çözümler hediye