Modern Mimari ve İnsan İlişkileri
Yayınlanma:
22. Modern mimari denilen yeni akım sayesinde artık insanlar daha küçük ve daha yüksek, kule biçimindeki evlerde yaşamaya mahkum edilmektedir. Oysaki geçmişte evlerimiz bahçe içinde, ferah mekânlardı ve minare boyundan yüksek binalar yapılmıyordu. Hemen her evin, sahibinin varlığına göre bir bahçesi vardı. Az varlıklı olanların bile günümüze göre geniş sayılabilecek bahçeleri mevcuttu. Günümüzde olduğu gibi insan tabiattan, ağaçtan, topraktan çimenden, böcekten kopmamıştı. Çocuklar horozdan korkmuyor, uğur böceğini tanıyorlardı. Doğayı, hayvanları tanımayan; onları sevip okşamayan çocuk, insanı da sevip tanıyamaz. Kendisi eşyaya teslim olduğundan insana da eşya muamelesi yapar. Böylece toplumsal ilişkilerimiz samimiyetten uzaklaşır. Bu parçada yazarın asıl yakındığı durum aşağıdakilerden hangisidir? A) Şehirlerimizde bahçeli ve geniş evlerin yerini yüksek ve kule şeklindeki binaların alması. B) İnsanların tabiattan, ağaçtan, topraktan kopuk bir hayat yaşamayı tercih etmesi. C) Çocukların pek çok canlı türünü tanımadan, sevmeden, onlara dokunmadan büyümesi. D) İnsanların birbirlerine yeterince değer vermeden ilişkilerini yürütmeye çalışması. E) Yeni mimari anlayışların bireyin iç dünyasında ve toplumda olumsuz durumlara yol açması.
Animasyonlu Video Çözüm
İlk yarısı ücretsiz izlenebilir, tamamı uygulamada.
Adım Adım Yazılı Çözüm
Merhaba çocuklar. Bugün TYT Türkçe paragraf kampımızda 'Ana Düşünce' üzerine harika bir soru çözeceğiz. Metnimizi dikkatlice okuyup yazarın asıl yakındığı durumu birlikte bulalım.
Paragrafta Ana Düşünce
Metin, 'Modern mimari' kavramıyla başlıyor ve bu akımın insanları küçük, yüksek ve kule biçimindeki evlere 'mahkum ettiğini' söyleyerek bir eleştiriyle giriş yapıyor.
1. Giriş: Modern mimari ve kule tipi evler (eleştirel bakış).
Daha sonra yazar geçmişle bir kıyaslama yapıyor. Eskiden evlerin bahçeli olduğunu, insanın tabiatla, toprakla ve canlılarla iç içe yaşadığını hatırlatıyor.
2. Geçmişle Kıyas: Bahçeli evler ve doğayla iç içe bir yaşam.
Metnin can alıcı noktasına geliyoruz. Doğadan kopmanın çocukları nasıl etkilediğini anlatıyor. Doğayı tanımayan çocuğun, insanı da sevemeyeceğini vurguluyor.
3. Sonuç: Doğadan kopmanın insani bağları zayıflatması.
Yazar, en sonunda toplumsal ilişkilerimizin samimiyetten uzaklaşmasını bu mimari dönüşüme bağlıyor. Yani sebep-sonuç ilişkisi kuruyor.
Çözümün devamı Solvi’de
5 adım daha kilitli. Tamamını animasyonlu ve sesli anlatımla ücretsiz izle.
Fotoğrafını çek, her soruyu böyle çöz.
Çözümün Devamını Ücretsiz İzleİndirmesi ücretsiz · İlk çözümler hediye